Wilo servis

Doğalgaz hayatımıza girdiğinden beri şüphesiz çevre kirliliği ve fazla meşakkat çok daha fazla azaldı. Bunun nedeni yakımında ortaya çıkan gazların zararsız, dönüşümün çok fazla olması. Bundan dolayı şuan en iyi alternatif olarak doğalgazı kullanıyoruz. Tabii ki çevreye yine bu gazı kullanarak zarar verdiğimiz bir kesin çünkü işlenirken ayrı bir kirlilik, dağıtımı yapılırken ayrı bir kirlilik, boru döşeniyor ayrı bir çevre kirliliği fakat kullanım açısından bundan önce ki kömüre oranla kat ve kat daha zararsız. Pekala bugünkü konumuza geldiğimiz de yani başlıktan anlayacağınız üzere doğalgazın İstanbul’da ki tarihini biliyor muyuz? -Evet, bende öyle sanmıştım ondan dolayı bugün sizlere İstanbul’un doğalgaz ile tanışmasını anlatacağım, detayları paylaşacağım.

Doğalgazın Yaygınlaşma Nedeni

Doğalgazın yaygınlaşmaları Wilo firması sayesinde olmuştur. Bunun en temel nedeni firmanın kombilerde kullanılan pompa sistemini bulmuş olmasıdır. Bu sebepten dolayı yaygınlaşma ve popülerleşme artmış, uygun maliyetten dolayı üretimleri de artmıştır. Bununla birlikte firma hem ısınma sanayine hem de kendi içinde wilo yetkili servis ağına sahip olmuştur. Wilo servis ne kadar popüler olsa da sektöre sonradan giren başarılı firmalardan dolayı daha sonra ününü paylaştırmak durumunda kalmıştır.

Doğalgazın İstanbul’da ki Tarihçesi

Doğalgaz bilindiği üzere çeşitli mukaveleler, anlaşmalar ve yapılan boru hatlarıyla İstanbul’a 25 Aralık 1986 yılında taşındı. Taşıma işini devlete bağlı olan İGDAŞ yani İstanbul Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketi üstlendi. Kuruluşunda birçok vakıf görev aldı, pay aldı. Tarihçesi ise direkt olarak kendi kaynaklarında şu şekilde; ”

İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (İGDAŞ), 25 Aralık 1986 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İETT ve bazı iştiraklerin katılımıyla kuruldu. İstanbul’u kirli havadan kurtarmak amacıyla kurulan İGDAŞ, şehrin yakıt ihtiyacını, çevre ve insan sağlığına en uygun ve en ekonomik enerji kaynağı olan doğalgaz ile karşılamaya başladı.

 

Bu karara istinaden İstanbul’da İETT bünyesinde fizibilite çalışmaları başlatıldı ve alınan teklifler incelendikten sonra, konunun ülkemizde yeni olması sebebiyle Mayıs 1987’de, İstanbul doğalgaz sisteminin malzeme ve işçiliği Fransız SAE firması ile Alarko konsorsiyumuna ihale edildi. 1989 yılında başlanan çalışmalar neticesinde abonelere ilk doğalgaz Kadıköy ilçesinde, Ocak 1992’de verildi. Konsorsiyum tarafından gerçekleştirilen yatırımın birinci bölümü Mayıs 1993’te tamamlandı. Daha sonraki çalışmalar İGDAŞ bünyesinde yürütülmeye başlandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bilinen en temiz fosil yakıt olması ve şehrin hava kirliliğinin azaltılmasına yapacağı olumlu katkı nedeniyle doğalgaz kullanımını yaygınlaştırmayı öncelikli hedef olarak belirledi.  Bu hedef doğrultusunda, doğalgaz ulaştırılan yerlerde kullanımının zorunlu hale getirilmesi için İl Mahalli Çevre Kurulu’nca 30.11.1994 tarih 5 sayılı, 26.01.1995 tarih ve 1 sayılı,  İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi’nce 28.06.1995 tarih ve 7 sayılı kararlar alındı.

27 Mart 1994 seçimlerinden sonra iş başına gelen yeni yönetimin ilk hedefi yatırımlara hız vermek ve halkı doğalgaz kullanımı konusunda bilinçlendirmek oldu. Takip eden süreçte yeni yönetimin benimsediği anlayışla, İstanbul halkına en iyi şekilde hizmet vermek için yapılan çalışmalar, İGDAŞ’ın dünya standartlarını yakalamasını sağladı.”

 

 

 

Ata Yüzme Spor Kulübü

Ata Yüzme Spor Kulübü Hakkında

2010 yılında kurulan ve günümüze kadar çalışmalarına halen devam eden Ata yüzme spor kulübü, bugüne dek yetiştirdiği binlerce insana yüzme alanında verdiği eğitimler ile daha sağlıklı, daha sportif bir yaşamın kapısını aralamakta.Ömer KÜÇÜKKURT Tarafından kurulan ve Her biri alanında uzman eğitmen Kadrosu ile sizlere hizmet vermektedir.En Büyük hedeflerinden biri ‘Dünya çapında Milli sporcu yetiştirmek’ olan Spor Kulübümüz Ata Yüzme Spor Kulübü Hedefine daha çok çalışıp kendilerini geliştirerek ulaşmaktadırlar.

Ata Yüzme Spor Kulübü Faaliyetleri

Hem yetişkin Hem çocuk yüzme kursu faaliyetlerini İstanbul Anadolu yakasında bulunan Olimpik, Yarı Olimpik havuzlarda sürdürmektedirler.Kulübümüz Her üyesine hem sportif açıdan kendilerine bir şeyler katmak hem de bir aile gibi olmanın sevincini yaşamaktadır.Kulübümüz Ata Yüzme Spor Kulübü Verdiği özel dersler ile Sizlere daha etkili, verimli bir ders alarak yüzme alanında becerilerinizi kısa zamanda üst seviyelere çıkaracaktır.Özel yüzme dersiher biri alanında tecrübeli hocalarımız tarafından tam bir titizlik ile sizlere aktarılmaktadır.Hocalarımız özel yüzme dersi vermeden önce sizlerin suya karşı olan psikolojinizi, spor geçmişinizi, yüzme ile ilgili neler bilip bilmediğinizi test ederler. Suya karşı adaptasyonu, su korkusu veya derinlik korkusu gibi. Doğru nefes alma ve nefes verme. Su üzerinde kalabilme. Doğru ayak vuruşu ve kol çekişleri, temel bilgileri önce tek tek antrenörümüz size gösterdikten sonra bu egzersizleri antrenörümüz eşliğinde uygulanmaktadır.

Yüzme Kurslarından Nasıl Yararlanırım ?

Yüzme kurslarımızdan yararlanmak için Bizimle kurslarımızda yüz yüze görüşebilir ve ya Sitemiz aracılığı ile Online Kayıt kategorisinden bizlere ulaşabilirsiniz.Online Kayıt kısmında bulunan Telefon numarasından ve ya E-posta adresinizden sizlere en kısa sürede dönüş yapılacaktır.Vereceğiniz bilgilerin bizler için doğru olması çok önemlidir.

Nerelerde Faaliyet Sürdürüyoruz ?

İstanbul Anadolu Yakasında yetişkinlere ve çocuklara yüzme kursu ve özel yüzme dersleri veren profesyonel yüzme okullarımız sayesinde sizlere hizmet vermekteyiz. İstanbul yüzme kursları faaliyetlerini Üsküdar Burhan Felek Yüzme Havuzu, Kartal Yakacık Yüzme Havuzu, Maltepe Yüzme Havuzu ve Ataşehir yüzme havuzlarında sürdüren Ata Yüzme Spor Kulübü yüzme çalışmalarını yaz ve kış olmak üzere devam ettirmektedir.Ataşehir Yüzme Kursumuz ile çocuklarımızın daha sağlıklı sportif yarınlara ilerlemesine katkıda bulunmanın gururunu yaşıyoruz.

Her zaman Ulu Önder Atatürk’ün Söylediği Gibi ”Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”
Sözünü ilkemiz sayıyoruz ve gençlerimiz için her geçen gün ilerliyoruz.Sizleri de aramızda görmek isteriz..

Ucuz minecraft satın al

Ucuz Minecraft Satın Almanın Tek Adresi

Sevgili kullanıcılar merhaba..Yıllardan bu yana sizlere ucuz minecraft satın alma kategorisinde hizmet vermekte olan Web sitemizin Binlerce Kullanıcıya erişmesinin gururunu yaşıyoruz.Gün geçtikçe büyüyen Web sitemizin, Sizlere daha iyi hizmet vermek için 7 gün 24 Saat Güncel tutmakla beraber Sizlere an ve an yardımcı olmaktayız.

Minecraft İle Tanışma

Uzun zamandan Bu yana Ülkemizde oldukça ilgi gören Minecraft Gün geçtikçe inanılmaz kullanıcı sayılarına erişti.Binlerce insanın Kullandığı, Vakit geçirdiği Minecraft Ülkemizde ilk indirilmeye başlandığı günden bu yana gelişimine dur durak vermedi.Kullanıcıların beklentilerini karşılayan Minecraft satın alma işlemini bizlerde sizler için ayağınıza getirdik.Sitemize giriş yaparak bizlere ulaşabilir ve sizlerde ankapazar.com ayrıcalıklarına erişebilirsiniz.

Güvenilir Alışverişin Tek Adresi

Son yıllarda Minecraft sektöründen tutun onlarca oyun sektöründe birçok site sayıları çoğaldı ve İster istemez kullanıcıların hangi Web sitesinden satın alma işlemini yapacağı, hangisine güveneceğini anlamış durumda değillerdi.Ankapazar ailesi olarak 2016 yılından bu yana sizlere hizmet vermekteyiz ve onlarca, yüzlerce müşterilemizden olumlu geri dönüşler aldık.Sizler için Güvenilir Alışveriş yapmanın tek adresi Ankapazar.com.

Minacraft Premium Nasıl Satın Alabilirim ?

Minecraft premium satın almak için Web sitemizi ziyaret edebilir ve minecraft premium satın alma kategorisinden dilediğiniz oyuna ve Minecraft Altın paketinden tutun Elmas paketine kadar dilediğiniz Minecraft paketine anında ve tek tıkla Ulaşın.

Sizlerde daha fazla bilgi almak, Minecraft alanına dair herşeyi Web sitemiz olan ankapazar.com adresini ziyaret ederek öğrenebilirsiniz.Sitemize ilgi ve alakanızdan ötürü teşekkür ederiz.

Hayatın Vazgeçilmez Bir Öğesi Olarak Müzik

Tarih boyunca insanoğlu pek çok yaşam tecrübesini çeşitli sesler aracılığıyla ifade etmeyi denemiştir. Bunların ortaya konuş tarzındaki estetik anlayışların da müziği ortaya çıkardığı düşünülebilir. Dolayısıyla hayatı boyunca insanoğlunun müziksiz bir ortamda yaşaması söz konusu değildir. Müzik hayatımızın o kadar içine
işlemiştir ki bunun ne denli büyük bir etki alanı olduğunu çoğumuz fark etmez bile. Mesela; doğan bir bebeğin kulağına okunan ezanda, sokakta satılan herhangi bir ürünün duyurusunda, tarihsel olarak incelersek savaşa giden bir ordunun yanında yer alan mehterde veya askeri bir bandoda, bugün hemen hemen her birimizin kullandığı radyo, televizyon, internet ve cep telefonlarında, toplu taşım araçlarındaki anonslarda, vefat eden bir insanın kabri başında okunan dualarda dahi kullanılan ve adeta vazgeçilmez bir unsur olarak işittiğimiz müziğin
yeterince farkında mıyız acaba?

Kimimiz bunları nesilden nesile aktarılan bir gelenek, kimimiz eğlence, kimimiz ibadet, ve hatta şifa,kimimiz iletişim aracı veya profesyonel bir meslek olarak görürüz. Bu kadar geniş bir etki alanı olmasına rağmen toplumda müziğin ne yazık ki sadece bir “eğlence aracı” olduğu fikri hakimdir. Çoğu zaman bu yüzeysel bakış “Müzik ruhun gıdasıdır” gibi söylemlerle dile getirilmektedir. Bu noktayı biraz genişletelim; acaba her gıda türü, gerçekten bütün insanlar için yararlı mıdır? – gerekli midir? veya “gıda zehirlenmesi” olgusu müzik için de geçerli midir?. Elbette geçerlidir… Müzikoterapi ile ilgili şöyle bir klişeden bahsedilir. “Su sesi insanın ruhunu
rahatlatır, ve pek çok devirde de tedavi amaçlı kullanılmıştır.” Düşünelim; evini sürekli su basan bir kişi, ruhsal olarak sıkıntıya düşse ve gittiği psikolog da “su sesi her derde devadır” anlayışıyla onun üzerinde terapi aracı olarak su sesini kullansa… Hastanın tepkisini düşünebiliyor musunuz; iyileşme niyetiyle gittiği terapiden daha da rahatsız bir şekilde çıkardı herhalde, değil mi? Seslerin insan üzerindeki muazzam etkisinden hareketle, müzikal
anlamda ortaya konan her ürünün, herkes için her zaman ve her ortamda aynı anlamı taşımadığını, dolayısıyla bıraktığı etkinin de aynı olması bekleyemeyeceğimizi söyleyebiliriz. Bir başka ifadeyle “Bireysel ve toplumsal doku ve buna bağlı olan ihtiyaçlar bağlamında müzik, her zaman ruhun gıdası değildir, olamaz.” da denebilir.